3 Haziran 2013 Pazartesi


Üzüm Yaprakları
Mayıs-Haziran aylarında Medresede bir yanda pekmez kazanları kaynarken bir yandan da yaprak toplama işleri yürür. Yörenin ince ve lezzetli üzüm yaprakları toplanıp bazısı taze taze bazısı da salamura şeklinde tüketilir. Medresenin üzüm yaprağından yapılan sarmaları tadanlar, başka yerde bu lezzeti arasalar da bulamazlar. Bizler de sizler için geçen Mayısta üzüm yapraklarımızı ve bunların ardına saklanan yeşil Medrese tepelerini görüntüledik.




Medresede Balık
Medrese balıksız olmaz. Biz de Vira Bismillah dedik Medrese limanından açıldık. Balık tutarken de Haziran sabahında Medresemizi görüntülemekten geri kalmadık.
Malum av yasağı 1 Eylül'e kadar devam ediyor, ama bizim takalara izin var. Çapariye ne gelirse dedik, Medrese'den Aşağıköy açıklarına oradan Yalıköy'e doğru yol aldık.


Aylardan Haziran olmasına rağmen su bu sene ısınmamış, 15 dereceydi henüz. Balık bu yüzden azdı, ama mezgit sürüsünü fark edince takalar aynı yerde buluşmaktan geri kalmadı. Çapariler atıldı, balıklar güverteye çekildi. Bilenler bilir Perşembe mezgiti ayrıdır, barbunu kokusuzdur, belki de yöremizde sanayi olmamasının en güzel yanı budur.
Bu sene de rastgele tüm Vonalı balıkçılara.

2 Haziran 2013 Pazar


Şimdi Dut Pekmezi Zamanıdır Memleketimde
Mayıs-Haziran ayları Medreseönü'nde dut silkeleme ve kazanları kaynatıp pekmez yapma zamanıdır. Sitemizdeki resim bu sene de onlarca köy evinin önünde kaynayan kazanlardan birine ait. Dut silkelenerek toplanır, güneşin doğuşundan batışına kadar kazanlarda kaynatılır ve pekmez elde edilir. 
Biz de Haziran ayının başlarındaki Medreseönü ziyaretimizde dut pekmezi kazanlarına bol bol odun attık ve karşılığında pekmezin en kaymaklı yeri ağdamızı aldık. Ağda kaynayan pekmezin üst bölümünde yer alan köpüklü kısma verilen isimdir yörede. Gerçekten de oldukça lezzetlidir. 


Dut silkelemek de ayrıca bir keyiftir; dört kişi sergi ucu tutar, bir kişi ağaca çıkar ve başlar muhabbet. Sağaydı solaydı, aşağıydı yukarıydı, sergi dutla dolarken bazısı yere bazısı kafalara geçer.
Her ay ayrı bir telaş vardır Medreseönü'nde, fındık öncesi de en yorucu ve keyifli işlerden biridir dut silkelemek, pekmez yapmak.

Medreseönü'nün Manevi Büyüğü Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin Makamı
Hem din büyüğü hem de Veliyullah olan Hacı Hasan Efendi, Perşembe ilçesi Medreseönü Doğanlı Mezarlığında medfundur ve türbesi burada bulunmaktadır. 
18.yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyaya gelen ilim ve gönül adamı Molla Hasan Efendi, 1820-21 de vefat etmiştir. Yörede Molla Hasan olarak bilinen Müderris Hasan Efendi, aynı zamanda Medreseönü'ne bu adı veren zattır. Çok sayıda talebe yetiştirmiştir.

Yöre ve civardan gelenler tarafından türbesi ziyaret edilmektedir. Yöre halkının ifadesine göre yağmur duası için bu büyük zatın türbesine varılır dua edilirmiş ve ardından da hemen rahmet gelirmiş. Halk, günümüzde de kurak olduğu zamanlar, bu türbeye gelindiğini ve yağmurun hemen yağdığını ifade etmektedir.
(İlahi bir rahmet olarak, bizlerde sizler için türbe içinde bulunurken, güneşli ve bulutsuz havada birden yağmura yakalandık.)
Bu büyük Zatın ve Doğanlı Mezarlığındaki tüm medfunların ruhlarına Fatiha.